23 Ocak 2019 Çarşamba
Kadir Gecesi
1. Kadir Gecesinin Mahiyeti
2. Hadislerde Kadir Gecesi
3. Bin aydan hayırlıdır denmesinin hikmeti nedir?
4. Kadir Gecesinin Bu Kadar Faydalı Olmasını Nasıl Açıklarsınız?
5. Neden “Kadir” Gecesi?
6. Bu gecede nasıl dua edelim?
Kadir Gecesi
En nurlu ve feyizli geceyi Kadir Gecesinde idrak ederiz. Kur’ân’da adı geçen tek ay Ramazan ayıdır; tek gece de Kadir Gecesidir. Bu bereketli saatlerin şeref ve kıymetini Kâinatın Rabbi Sevgili Habibine haber vermektedir. Bu gecenin faziletine o kadar değer verilmektedir ki, o vakitlerde tecelli edecek rahmetin ve ruhanî hâdiselerin anlatılması için müstakil bir sûre inmiştir. Bu sûre Kadr Süresidir.
Yine Cenâb-ı Hak bu gecenin kudsiyetini bildirmek için beş âyetli bir sûrede üç defa “Leyletü’1-Kadr” ifadesini açıkça zikretmektedir:
“Şüphesiz, o Kur’ân’ı Kadir Gecesinde indirdik. Bilir misin, Kadir Gecesi nedir? Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır.“
Ulvî hâdiseler de sûrenin sonunda şöyle ifade buyurulur :
“O gecede melekler ve Cebrail Rablerinin izniyle her iş için arka arkaya iner. O gece, tan yerinin aydınlanmasına kadar bir selâmettir.“
Kadir Gecesinin en önemli özelliği, cin ve insanlara iki cihan saadeti bahşeden, kâinat kitabının ezelî bir tercümesi olan yüce kitabımız Kur’ân-ı Kerimin bu gecede ilk olarak dünya semasına indirilmesidir. Daha sonra ise ihtiyaca göre âyet âyet veya sûreler halinde vahyin mazharı Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselama Cebrail (a.s.) vasıtasıyla takdim edilmiş olmasıdır.
Yine bu mübarek gecede insanlığın ebedî refahına sebep olacak, ona bereketli bir ömrü kazandıracak bir fırsat verilmektedir. Bu geceyi dua, zikir ve ibadetle geçiren kişi, ancak seksen sene gibi uzun bir ömürde kazanabileceği ecir ve sevabı bir gecede elde etme bahtiyarlığına ermiş olacaktır.
Bu gecedeki İlâhî ziyafete ve Kur’ânî sofraya başta Kur’ân-ı Mübini Resulullah Aleyhissalâtü Vesselama vahiy yoluyla getiren Cebrail olmak üzere melekler de inerek şenlendirirler. Kalb ve basîreti açık olan mü’minlere uhrevî âlemden manzaralar sergilenir. Meleklerin pey der pey inmesiyle yeryüzü manevî bir tazyike maruz kalır. Dünya adetâ onlara dar gelmeye başlar. Mü’minlerin etrafını kuşatarak onlara Rablerinin bağış ve rahmetini müjdelerler. Tan yeri ağarıncaya kadar devam eden bu ulvi tecelli, ümmet-i Muhammed’in gönüllerine engin bir huzur ve saadet dalgası estirir.
Kadir Gecesinde böyle nurlu hâdiselerin yıldönümlerini idrak ederiz. Onun kadrini bilmekle de feyiz ve bereketinden, dünyayı kuşatan nuranî havasından istifade etmiş oluruz.
Hadislerde Kadir Gecesi
- Ubâde b. Sâmit (r.a) şöyle demiştir: Resûlu’llâh salla’llâhu aleyhi ve sellem, Kadir Gecesi’ni haber vermek üzere Hâne-i Saâdetinden çıktı. Derken Müslümanlardan iki kişi kavga ettiler. Buyurdular ki: Ben, size Kadir Gecesi’ni haber vermek üzere çıkmıştım. Filân ile filân kavga ettiler de ona dâir olan bilgi kaldırıldı. İhtimâl ki hakkınızda bu daha hayırlıdır. Artık siz, Kadir Gecesi’ni yirmiden sonraki yedinci veya dokuzuncu veya beşinci gecelerde arayınız
- İbn-i Abbâs (r.a)’dan rivâyet edildiğine göre, Nebî salla’llâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Ashâb’ım! Siz leyle-i Kadr’i Ramazan’ın aşr-ı ahîrinde arayınız!. Leyle-i Kadir, ya Ramazan’ dan dokuz gece kala, yâhut yedi gece kala, yâhut da beş gece kaladır
- Âişe (r.a)’dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Ramazan’ın son on günü girince, Nebî salla’llâhu aleyhi ve sellem ibâdet konusunda daha da ciddî bir sa’y ü içtihâd arz ederlerdi. Gecesini ihyâ eder, ehl ü âilesini de ibâdet için uyandırırdı.
- Ebû Hüreyre radiyallâhu anh’den: Şöyle demiştir: Resûlu’llâh salla’llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Her kim, imânından dolayı ve mükafatını yalnız Allâh’tan umarak Kadir Gecesi’ni ihya ederse, geçmiş günahları affedilir.
Bin aydan hayırlıdır denmesinin hikmeti nedir?
“Bin ay” seksen üç sene dört aylık bir süreye tekabül eder. Geçmişteki salih kimselerin bir ömür boyu kazandıkları manevi mertebeyi bir gece içinde elde etme fırsatıdır. Resulullah (a.s.m.) sahabilere İsrailoğullarından bir kimsenin Allah yolunda bin ay boyunca silâhlı olarak cihat ettiğini anlatmıştı. Sahabiler bunu duyunca şaşırdılar ve kendi amellerini az, gördüler. Bunun üzerine Kadir Suresi indirildi.
Başka bir rivayette Peygamberimiz Sahabilere İsrailoğullarından dört kişinin seksen sene boyunca hiç günah işlemeden ibadet ettiklerini anlattı. Sahabiler bunu hayretle karşıladı. Cebrail Aleyhisselâm geldi, “Yâ Muhammed, ümmetin o birkaç kişinin seksen sene ibadetinde hayrete düştüler. Allah sana ondan daha hayırlısını indirmiştir” diyerek Kadir Suresini okudu ve, “İşte bu senin ve ümmetinin hayran kalışından daha hayırlıdır” buyurdu.(1)
Diğer bir rivayette Resulullah’a bütün ümmetlerin ömürleri gösterilmişti. Kendi ümmetinin ömrünü kısa görünce, ömrü uzun olan ümmetlerin amellerini düşündü. Kendi ümmetinin bu kısa ömürlerinde yaptıkları amellerle onlara ulaşamayacakları endişesi içinde üzüldü. Yüce Allah da Habibine, bu üzüntüsüne mukabil Kadir Gecesini vererek diğer ümmetlerin bin yılından daha hayırlı kıldı. (2)
Kadir Suresi bu hadiseler üzerine nazil olmuştur.
Bu sure, Sahabilerin üzüntüsünü hafifleten bir suredir.
Kadir Gecesinin Bu Kadar Faydalı Olmasını Nasıl Açıklarsınız?
Evet bir tek Ramazan, seksen sene bir ömür semeratını kazandırabilir. Leyle-i Kadir ise, Kur’an’ın bildirmesiyle bin aydan daha hayırlı olduğu bu sırra kat’i bir delildir. Evet nasılki bir padişah, saltanatında belki her senede, ya tahta geçme merasimi namıyla veyahut başka bir şaşaalı cilve-i saltanatına mazhar bazı günleri bayram yapar. Halkını, o günde umumî kanunlar dairesinde değil; belki hususî ihsanatına ve perdesiz huzuruna ve has iltifatına ve fevkalâde icraatına ve doğrudan doğruya lâyık ve sadık milletini, has teveccühüne mazhar eder. Öyle de: Ezel ve Ebed Sultanı olan onsekiz bin âlemin Padişah-ı Zülcelal’i; o onsekiz bin âleme bakan, teveccüh eden ferman-ı âlîşanı olan Kur’an-ı Hakîm’i Ramazan-ı Şerifte indirmiş. Elbette o Ramazan, mahsus bir bayram-ı İlahî ve bir meşher-i Rabbanî ve bir meclis-i ruhanî hükmüne geçmek, Cenab-ı Hakkın hikmetinin muktezasıdır. Madem Ramazan o bayramdır; elbette bir derece, adî ve hayvanî meşguliyetten insanları çekmek için oruca emredilecek.
Sure neden Kadir Gecesinde indi?
Peygamber (a.s.m.) her şeyden önce bir uyarıcıdır. Bu ikaz görevini doğrulukla yapması için emri önce kendi nefsinde uygulaması lazımdı. Nefsine uygulamanın en uygun vakti de gece vaktidir.
Neden “Kadir” Gecesi?
Kadir Gecesi hüküm gecesi demektir. Duhan Suresinde açıklandığı üzere İlâhi takdirce belirtilen hükümler Kadir Gecesinde ayırd edilir. Bu anlamda Kadir Gecesine takdir gecesi diyenler de vardır. Aslında eşyanın, işlerin ve hükümlerin miktar ve zamanları ezelde takdir edildiği için burada söz konusu olan takdir, önceden tespit edilen kader programının yerine getirilmesiyle ilgili planların hazırlanmasıdır. (3)
“Kadr” kelimesinde “tazyik” manası da vardır. Buna göre o gece yeryüzüne o kadar çok melek iner ki, dünya onlara dar gelir.
Bir hadiste, “O gece yeryüzüne inen meleklerin sayısı çakıl taşlarının sayısından çok daha fazladır” buyurularak buna işaret edilir. (4)
Kadir Gecesinin Ramazan’ın hangi gecesine rastladığı hususunda pekçok rivayet olmakla birlikte, Ramazan’ın son on gününde aranması tavsiye edilmiştir. Bazı hadis-i şeriflerden de 27. gecesine denk geldiği bildirilmektedir. “Onu yirmi yedinci gecede arayınız” mealindeki hadis bu hususa işaret etmektedir. (5)
Bu rivayetlerin ışığında, İslâm âlimleri Kadir Gecesinin Ramazan’nın yirmi yedinci gecesi olarak kabul etmiş ve böylece Müslümanlar o geceyi Kadir Gecesi niyetiyle ihya edegelmişlerdir.
Bunun için mü’minler mümkün mertebe, vakit ve imkânları ölçüsünde Kadir Gecesini değerlendirmeye çalışırlar. Uyku ve istirahatla geçirmemeye gayret ederler. Çünkü bu gecede herbir Kur’ân harfine otuz bin sevap verilmektedir. Diğer ibadetlerin sevabı da o nisbette artış göstermektedir.
Kadir Gecesini değerlendirmek ve o vaktin feyiz ve bereketinden istifadeyi arttırmak için namaz kılınır, Kur’ân okunur, Kur’ân tefsirleri mütâlâa edilir. Zikredilir, salavat-ı şerife getirilir. Dualar edilir, Allah’a niyaz ve tazarruda bulunulur. Fakir ve kimsesizler doyurulur, bol bol sadaka verilir. Hâsılı her vesileyle vakit nurlandırılır. Kadir Gecesinin getireceği büyük kazanç hakkında rivayet edilen hadisler en güzel teşvik mahiyetini taşımaktadır.
“Kim inanarak, sevabını ancak Allah’tan bekleyerek Kadir Gecesinde kıyam üzere olursa (uyanık kalıp ihya ederse) geçmiş günahları affedilir.” (6)
Bu gecede nasıl dua edelim?
Bunu da Hazret-i Âişe (r.a.) vasıtasıyla yine Peygamberimizden, öğrenelim:
“Dedim ki, ‘Yâ Resulallah, Kadir Gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?’
Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam “Allahümme inneke afüvvün tuhibbü’l-afve fa’fu annî (Allah’ım, Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affeyle) dersin’ buyurdu“
Kaynaklar
1) Hak Dini Kur an Dili. 6:4592
2) Muvatta. İtikâf:6
3) Duhan Suresi, 3.
4) Hak Dîni Kur’ân Dili, 9:5970.
5) Müsned, 2:27.
6) Buhari, Siyam: 71, İbni Mâce, Dua
Allah Rasülü Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor:
“Allahümme inni eselükel hüda vettuka vel afafe velkına”
“Allah’ım senden hidayet, takva, iffet ve gönül zenginliği isterim.”
Daha uzun bir tercümeyle:
“Ey yüce Rabbim, ben senden bir hidayet isterim. Ey yüce Rabbim, ben senden bir takva isterim. Ey Allah’ım, ben senden iffet isterim. Ey Rabbim, ben senden bir zenginlik isterim.”
“Kur’an-ı Kerim takva sahipleri için bir rehber, bir hidayet kaynağıdır” buyuruluyor ve takvanın da farklı tarifleri yapılıyor.
En mühim tariflerden birisi Umeyr Bin Kab’ın (r.a.) Hz. Ömer’e (r.a.) yaptığı tarif:
-Ey Ömer (r.a.) dikenli bir yolda yürürken ne yaparsın?
-Hz. Ömer (r.a.) de “Dikenli bir yolda yürüyecek olursam elbisemi ellerimle tutar, dikenlerin batmaması için bastığım yerlere ayakucumla basar o dikenlerden korunmaya çalışırım.
-Umeyr Bin Kab (r.a.) işte takva budur.
Yani kalbinize, gözünüze, dilinize, elinize batacak dikenlerden kendinizi koruyabilmektir.
Yine takva ile ilgili şu tarifler yapılıyor:
-İnsanı Allah’tan uzaklaştıracak her şeyden insanın kendisini korumasıdır.
-İç alemi terbiye edip dinin hükümlerini muamelat ve ibadetleri büyük bir muhabbetle, gayretle, fedakarlıkla vecd ve huşu içinde ifa edebilmektir.
18 Eylül 2018 Salı
MUHARREM AYININ EN FAZİLETLİ GÜNÜ
0Muharrem ayının en faziletli günü ne zamandır? Aşûre gününde yapılması tavsiye edilen tâat ve ibadetler nelerdir?
Hicrî 1440 yılına bizleri ulaştıran Rabbimize nihayetsiz hamd ü senâ ederiz. Cenab-ı Hak, yeni yılımızı ümmet-i Muhammed için hayırlara vesîle kılsın.
Hicrî ayların ilki olan Muharrem Ayı, Allâh’ın “haram” olarak nitelendirdiği aylardan olmasıyla birlikte, birçok rahmet, bereket ve fazileti de içinde barındırmaktadır. Muharrem ayının en faziletli günü ise, onuncu günü olan “Aşûre günü”dür.
MUHARREM AYI GECELERİNİN FAZİLETİ
Aşûre gününün Allah katında çok faziletli bir yerinin olduğunu, Fecr Sûresi’nin “On geceye yemin olsun.” (el-Fecr, 2) âyet-i kerîmesinin tefsirinden öğrenmekteyiz. Bazı tefsirlerde bu on gecenin, Muharrem Ayı’nın ilk gününden, Aşûre gününe kadar geçen geceler olduğu beyân edilmektedir. Cenâb-ı Hak, bu gecelere yemin ederek onların kudsiyet ve bereketini bildirmektedir.
AŞURE GÜNÜ NELER OLMUŞTUR?
10 Muharrem (Aşûre) günü, içerisinde büyük tecellîlerin yaşandığı bir gündür:
Hazret-i Âdemʼin (a.s.) tevbesi bu günde kabul edilmiştir. Demek ki bugün tevbe-istiğfar günüdür.
Hazret-i Nûhʼun (a.s.) tufandan kurtulup, gemisinin selâmete erdiği gündür. Demek ki bugün Nûhʼun (a.s.) 950 sene süren çilelerle dolu tebliğ hayatındaki sabır ve sebâtını tefekkür günüdür.
Hazret-i İbrahimʼin (a.s.) Nemrut’un ateşine atılıp Cenâb-ı Hakk’ın lûtfuyla kurtarıldığı gündür. Demek ki bugün Hakkʼa dostluk yolunda karşılaştığımız ilâhî imtihanlardaki hâlimizi muhâsebe etme günüdür.
Hazret-i Mûsâʼnın (a.s.) Firavun’un zulmünden kurtulduğu gündür. Demek ki bugün, büyük saâdetlerin, büyük çilelerin ardında olduğunu idrâk etme günüdür.
Hazret-i Eyüpʼün (a.s.) hastalık ve iptilâlardan kurtulduğu gündür. Demek ki bugün, ilâhî imtihanlar karşısındaki sabır, rızâ ve şükür hâlimizi gözden geçirme günüdür.
AŞURE GÜNÜNÜN FAZİLETİ
Aşûre günü, duâlara icâbet edilen, fazîleti âlî olan mübarek bir gündür. Bugünün fazîletine ve bugünde yapılan duâların geri çevrilmediğine dâir “er-Ravzu’l-Fâık” adlı eserde şöyle bir kıssa anlatılmaktadır:
Bir vakit Basra’da servet sahibi bir adam vardı. Her senenin Aşûre gününde müslüman kardeşlerini evine toplar, sabaha kadar Kur’ân okuyup okutarak geceyi ihyâ ederler; nerede fakir, garip ve kimsesiz varsa buldurur, hepsine sadakalar verir, dul ve yetimlere ikramda bulunur, elinden gelen hayrı fazlasıyla yapardı. Evinin bitişiğinde bir komşusu bulunuyordu ve komşusunun hem anası, hem de kızı senelerden beri yürüyemez vaziyette idiler. Kız, babasına sordu:
“-Babacığım bugün nedir? Komşumuz herkesi evine toplayıp bu geceyi Kur’ân ve zikirle ihyâ ediyor?” Babası:
“-Yavrucuğum, bugün Aşûre günüdür, Allah katında bugünün hürmeti büyüktür, ayrıca çok da fazîletleri vardır.” dedi.
Sonra uykuya daldılar. Fakat kız çocuğunun gözüne uyku girmiyordu. Sanki nefesi kesilmiş bir hâlde huşû ve haşyet ile Kur’ân’ı ve zikrullâhı dinliyordu. Kur’ân’ın hatim duâsını yaptıkları vakit, yüzünü semâya doğru çevirdi ve Allâh’a niyaz ederek:
“-Ey Mevlâm! Bu gecenin Senin katındaki hürmeti hakkı için, Senin rızânı kazanmak arzusuyla bu gece Kur’ân’ını okumak üzere uyumamış kulların hürmeti için beni şu hâlimden kurtar, kalbimin kırıklığını sar!” dedi.
Daha sözünü bitirmemişti ki, o anda âfiyet buldu, bütün ağrı ve sancılarından kurtularak kalkıp doğruldu. Sabah bu hâli görünce şaşırıp kalan babası bu durumu sorduğunda:
“-Babacığım, bugün ile Allâh’a tevessül ettim. O da ânında bana sıhhatimi ihsan etti.” dedi. (Duâlar ve Zikirler, sh: 113-114)
AŞURE GÜNÜNDE YAPILACAK TAAT VE İBADETLER
İbn-i Abbâs’tan (r.a.) rivâyetle Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:
“Bir kimse Aşûre günü oruç tutsa, Allah Teâlâ ona bin şehit sevâbı verir. Aşûre günü oruçlu olan kişi için yedi gök ehlinin sevâbını yazar. Aşûre günü iftar yemeği verirse, ümmet-i Muhammed’in hepsine iftar ettirmiş, karınlarını doyurmuş gibi sevap yazılır. Aşûre günü bir yetimin başını okşayanın, yetimin başındaki saçları sayısı kadar Cennet’te derecesi artar.” (Gunye, 2/53)
Hazret-i Ali demiştir ki:
Adamın biri gelip, Peygamber Efendimiz’e sordu:
“-Ramazan’dan sonra hangi ayda oruç tutmamı emredersin?”
Peygamber Efendimiz:
“-Ramazan’dan sonra oruç tutacaksan, Muharrem ayında tut. Çünkü o, Allâh’ın Ayı’dır. O ayda bir gün vardır ki, o günde Allah geçmiş kavimlerden birinin tevbesini kabûl etmiştir. Yine o günde, gelecek diğer kavimlerin de günahlarını affeder.”buyurdu. (Tâc Tercemesi, 2/146; Tergîb ve Terhîb, no: 1527, 2/120; Tirmizî, Savm, 40)
Resûlullah Efendimiz:
“Muharrem’in onuncu günü, yani Aşûre günü oruç tutun, fakat Yahudilere muhâlefet edin. O orucu, ya bir gün evvelinden başlayarak yahut bir gün sonrasını ekleyerek tutun.” buyurdular. (Musâhabe-5, sh: 84; Ahmed bin Hanbel, Müsned, 1/241, Beyhakî, es-Sünenü’l-Kübrâ, 4/287)
Bu sebeple Muharrem ayının ya 9-10’uncu günlerinde ya da 10-11’inci günlerinde oruç tutmak daha faziletlidir. Gücü yeten, 9-10-11 olarak üç gün de oruç tutabilir. Ama sadece Aşûre günü oruç tutmak, Yahudilere benzeme ihtimali yüzünden mekruh kabul edilmiştir.
Resûl-i Ekrem Efendimiz, Aşûre günü hakkında şöyle buyurmuştur:
“…Allah, Süleyman’a (a.s.) mülkü Aşûre günü verdi. Kıyâmet, Aşûre gününde olur. Gökyüzünden ilk yağmurun inişi, Aşûre günündedir. Aşûre günü gusleden, ölüm hastalığından başka hastalık görmez. Aşûre günü bir hastayı ziyaret eden, bütün insanları ziyaret etmiş gibi olur. Aşûre gününde bir kimseye su veren, hiç isyân etmemiş gibi olur.” (Gunye, 2/53-54)
Bugünde eve çeşitli ve bol erzak almak, muhtaçlara tasaddukta, komşu ve akrabaya ikramlarda bulunmak, sene boyunca berekete vesîle olur. Yine bu günde oruçlu bulunup, gecesini de ihyâ etmenin büyük ecir ve rızâ-yı ilâhîye sebep olacağı ifâde buyrulmuştur. (Duâlar ve Zikirler, sh: 121)
AŞURE GÜNÜ EDİLECEK DUA
Bugünde ayrıca 70 defa “Hasbünallâhi ve ni’me’l-vekîl, ni’me’l-mevlâ ve ni’me’n-nasîr. Ğufrâneke Rabbenâ ve ileyke’l-masîr.”duâsı okunur.
313 kere “Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine’z-zâlimîn” okunur. Bol bol istiğfar edilir. On mü’mine selâm verilir.
Muharrem ayının birinci gününden başlayarak onuncu gün dâhil olmak üzere her sabah aşağıdaki duayı 3 kere okuyanı Allah Teâlâ, gelecek senenin Muharrem Ayı’na kadar, bütün belâlardan emîn ve muhâfaza buyuracağı rivâyet olunmaktadır:
“Bismillâhirrahmânirrahîm. Elhamdulillâhi Rabbi’l-âlemîn. Vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn. Allâhümme ente’l-ebediyyü’l-kadîmü’l-hayyü’l-kerîmu’l-hannânu’l-mennân.
Ve hâzihî senetü’n-cedîdetün es’elüke fîhe’l-ismete mine’ş-şeytâni’r-racîm. Vel-avne alâ hâzihi’n-nefsi’l-emmârati bi’s-sûi ve’l-iştigâle bimâ yukarribünî ileyke. Yâ ze’l-celâli vel-ikrâm. Bi-rahmetike yâ erhame’r-râhimîn. Ve sallâllâhu alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve ehl-i beytihî ecmâîn.” (M. Sami Ramazanoğlu, Duâlar ve Zikirler sh: 116)
Rabbimiz, Aşûre günü hürmetine, yapacağımız ibadetlerimizi ve duâlarımızı kabul eylesin. Bizi, kendisine yaklaştıracak vesîlelerin farkında olan ve bu fırsatları gerektiği gibi değerlendiren firaset ve gayret sahibi kulları arasına dâhil eylesin. Âmin!
Kaynak: Merve Güleç, Şebnem Dergisi, Sayı: 163
16 Eylül 2018 Pazar
Bir gün Bâyezid-i Bistâmî
hazretlerine (k.s),
- Lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka
ilâh olmadığına şehadet etmek) cennetin anahtarıdır, anlamına
gelen Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) hadis-i şerifi hakkında ne
dersiniz, diye sordular.
Bâyezid-i Bistâmî (k.s) şu açıklamayı yaptı:
- Hadis sahihtir. Ancak anahtar, dişleri olmadan açamaz. Cennetin
anahtarı olan “lâ ilâhe illallah” sözünün dişleri ise dört şeydir:
1. Yalan söylemeyen ve gıybet etmeyen bir dil,
2. Aldatmayan ve hıyanet etmeyen bir kalp,
3. Şüpheli ve haram şeyleri yemeyen bir mide,
4. Bid‘at ve nefsin istek ve arzularının karışmadığı salih amel
16 Ağustos 2015 Pazar
İsmi Azam Duası(arapca-turkçe)
İsm-i Azam Duası Meali
Bismillâhirrahmânirrahim
1-Ey nihayetsiz, gerçek güzellik sahibi Cemîl olan Allah.
2- Ey her şeye nihayet derece yakın, Karîb olan Allah.
3-Ey dua ve isteklere cevap veren Mücîb olan Allah.
4-Ey sevilmeye en lâyık, gerçek sevgili Habîb olan Allah.
5-Ey re’fet ve hususî şefkatini gösteren Rauf olan Allah
6-Ey çok merhametli, yüce şefkatiyle kullarına müteveccih Atûf olan Allah.
7- Ey kâinatı dolduran eserleriyle tanınan, bilinen Mâruf olan Allah
8- Ey lütufla davranan, her şeyde nazik cemal-i san’atı, inceliği görünen Latîf olan Allah.
9- Ey sonsuz azamet, mutlak ihatalı esma sahibi Azîm olan Allah.
10- Ey çok merhamet eden, latif rahmetini gösteren Hannân olan Allah.
11-Ey bol ihsan eden, hakikî iyilik ve nimet sahibi Mennân olan Allah
12-Ey amellere layık karşılık veren, zayi etmeyen Deyyân olan Allah.
13-Ey şirkten, noksan sıfatlardan münezzeh Sübhân olan Allah.
14-Ey bütün korkulardan emniyet verip, hıfzeden Emân olan Allah.
15-Ey yol gösteren, seksiz, şüphesiz hüccet ve Burhan olan Allah.
16-Ey gerçek saltanat ve hüküm sahibi Sultân olan Allah.
17-Ey kendisinden yardım dilenilen, imdad istenen Müsteân olan Allah
18-Ey iyilik ve ihsanı bol, güzel muamele eden, her şeyi en iyi surette yapan Muhsin olan Allah.
19-Ey her batıl düşünceden pak, yüce ve üstün Müteâl olan Allah.
20-Ey bol rahmet eden, fark gözetmeden herkesi rızıklandıran Rahman olan Allah.
21-Ey hususî rahmet gösteren, sevgili ibadına mağfiret edip Cennet bahşeden Rahîm olan Allah.
22-Ey çok kerem sahibi, umulmadık yerden ihsan eden Kerîm olan Allah.
23-Ey sonsuz şeref ve azamet ve nimet sahibi, yücelerin yücesi Mecîd olan Allah.
24-Ey rububiyetinde, ulûhiyetinde, isim ve sıfatlarında benzeri olmayan, tek ve Ferd olan Allah.
25-Ey zât, şuunat, isim ve sıfatında benzeri, dengi, eşi olmayan Vitr olan Allah.
26-Ey taklit edilmez, misli yapılamaz her bir sanat ve eserinde birliği görünen Ehad olan Allah.
27-Ey her şeyin, her mahlûkun her ihtiyacını veren, hiçbir şeye muhtaç olmayan Samed olan Allah.
28-Ey hâmd edilmeye en lâyık, çok övülen Mahmûd olan Allah.
29-Ey vaadinde ve sözünde doğru Sâdık olan Allah.
30-Ey görünen ve düşünülen herşeyden daha üstün ve muallâ Alî olan Allah.
31- Ey Mutlak zenginlik sahibi Ganî olan Allah.
32- Ey maddî manevî her derde deva, her illete çare Şâfî olan Allah.
33-Ey arzulanan, istenilen maddî manevî her şeye yeten Kâfî olan Allah.
34-Ey illetlerin elem ve acısı yerine sıhhatteki saadet ve afiyet nimetini bahşeden Muâfî olan Allah.
35-Ey bütün sıfat ve esmasıyla hep var olan, varlığı zamanla sınırlanmayan Bakî olan Allah.
36-Ey her mevcuda vazifesini bildiren yaratıldığı gayeye yönlendiren, dilediğine hidayet veren Hâdî olan Allah.
37-Ey irade ettiği her şeye kuvveti eksilmeden kâfi gelen Kadir olan Allah.
38-Ey maddî manevî ayıpları, kusurları, çirkinlikleri örtüp gizleyen Satir olan Allah.
39-Ey bütün mevcudatı dize getiren, sonsuz izzet sahibi, hükmünde mutlak galip Kahhâr olan Allah.
40-Ey emir ve fermanına karşı konulamayan, dilediğini yapmaya ve yaptırmaya muktedir, tamir ve ıslah eden Cebbar olan Allah.
41- Ey bol mağfiret sahibi, fazl ve rahmetiyle her günahı bağışlayan Gaffar olan Allah.
42-Ey bereket kapılarını, hikmetli suretleri, ahiret âlemini, bağlı, kilitli gönülleri, tılsımlı düğümleri, kapalı yolları hayırla açan Fettah olan Allah.
43-Ey göklerin ve yerin Rabbi, ey Celâl ve İkram sahibi!
Bütün bu isimlerin hakkı için Senden İbrahim’e ve İbrahim’in Âline salât, selâm, bereket, rahmet ve çok şefkat ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e (a.s.m.) ve Muhammed’in Âline cümle Âlemlerde salât etmeni diliyorum. Rabbimiz, Sen her senaya lâyık Hamîd. Şânı yüce, kadri büyük olan Mecîd’sin! Rahmetinin hürmetine, ey merhametlilerin merhametlisi Erhamerrahimîn, duamızı kabul buyur!.
Hamd olsun Âlemlerin Rabbi Allah’a ki hamd ancak kendisine mahsustur.
İSM-İ AZAM
Lâ ilâhe illâ ente yâ hannân, yâ mennân, yâ bedias semâvâti vel ardı yâ zel celâli vel ikrâm.
Dua kitaplarında "Cuma günü hangi vakitte bu dua okunarak duada bulunulursa, maşrıkla mağrib arasında ne istenirse istensin, duası kabul olunur." denilmektedir.
DİĞER İSM-İ AZAM DUALARI
DİĞER İSM-İ AZAM DUALARI
Bismillâhirrahmânirrahîm
Allâhumme innî es'eluke bienne lekel hamdu lâ ilâhe illâ entel mennânu yâ hannân * yâ mennân * yâ bedîus semâvâti vel ardi yâ zel celâli vel ikrâm * yâ hayyu yâ kayyûmu, lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimin * allâhumme innî es'eluke biennî eşhedu enneke entallâhu lâ ilâhe illâ entel ehadus samedullezî lem yelid ve lem yûled ve lem yekun lehû kufuven ehad * elif lâm mîm * allâhu lâ ilâhe illâ huvel hayyul kayyûm * ve ilâhukum ilâhun vâhidun lâ ilâhe illâ huver rahmânur rahîm * yâ zel celâli vel ikrâm * yâ erhamer râhimîne, allâhumme innî es'eluke bienneke entallâhu lâ ilâhe illâ entel vahidul ehadul ferdus samedullezi lem yelid ve lem yuled ve lem yekun lehû kufuven ehad, lâ ilâhe illâhu * vahdehû lâ şerîke lehû * lehul mulku ve lehul hamdu ve huve alâ kulli şey'in kadîr * lâ ilâhe illallâhu ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm * es'eluke bismikel eazzul ecellul ekrem * rabbî rabbî rabbî yâ rabbî yâ rabbi yâ rabbî lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh * lehul mulku ve lehul hamdu ve huve alâ kulli şey'in kadîr * el hamdu lillâhi ve subhânallâhi vel hamdu lillâhi ve lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm.
Arefe Gününün Önemi
Sual: Arefe hangi güne denir ve önemi nedir?
CEVAP
Kıymetli geceye kendinden sonra gelen günün ismi verilir. Fakat Arefe ve Kurban bayramının üç gecesi böyle değildir. Bu dört gece, bugünleri takip eden gecelerdir. Arefe, yalnız Zilhiccenin 9. günüdür. Başka güne Arefe denmez.
Arefe günü yapılacak işlerden bazıları şunlardır:
1- Arefe günü sabah namazından, Kurban bayramının dördüncü günü ikindi namazına kadar, erkek-kadın herkes, cemaatle kılsın, yalnız kılsın, 23 vakit farz namazda selam verir vermez, (Allahümme entesselam…) demeden önce, bir kere, vacib olan teşrik tekbirini söylemeli, yani, (Allahü ekber, Allahü ekber. La ilahe illallahü vallahü ekber, Allahü ekber ve lillahil-hamd) demelidir.
Camiden çıktıktan veya konuştuktan sonra, artık teşrik tekbirini okumak gerekmez. (Halebi)
2- Zilhiccenin ilk dokuz günü oruç tutmak sevaptır; fakat Arefe günü oruç tutmak daha çok sevaptır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Arefe günü oruç tutana, Âdem aleyhisselamdan, Sûr’a üfürülünceye kadar yaşamış bütün insanların sayısının iki katı kadar sevap yazılır.) [R. Nasıhin]
(Arefe günü tutulan oruç, bin gün [nafile] oruca bedeldir.)[Taberani]
(Arefede tutulan oruç, iki bin köle azat etmeye, iki bin deve kurban kesmeye ve Allah yolunda cihad için verilen iki bin ata bedeldir.) [T. Gafilin]
(Arefe günü [Besmele ile] bin İhlas okuyanın günahları affolup duası kabul olur.) [Ebuşşeyh]
(Arefe günü tutulan oruç, geçmiş ve gelecek yılın günahlarına kefaret olur.) [Müslim]
(Şeytan, Arefe gününden başka bir günde daha zelil, rezil, hakir ve kinli görülmez.) [İ. Malik]
(Allahü teâlâ, Arefe günü kullarına nazar eder. Zerre kadar imanı olanı affeder.) [Gunye]
(Rahmet kapıları dört gece açılır. O gecelerde yapılan dua, reddolmaz. Ramazan ve Kurban bayramının birinci gecesi, Berat ve Arefe gecesi.) [İsfehani]
(Arefe gecesi ibadet eden, Cehennemden azat olur.) [S. Ebediyye]
İbadet olarak ilim öğrenmek en faziletlisidir. İlmihal okumakla en uygun ilmi öğrenmiş oluruz.
3- Bugünü fırsat bilip dua etmeli! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Duanın faziletlisi, Arefe günü yapılanıdır.) [Beyheki]
4- Arefe gününü ibadetle, zikirle, tefekkürle geçirmeli, insanlara iyilik etmeye çalışmalı! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Arefe gününe hürmet edin! Arefe, Allahü teâlânın kıymet verdiği bir gündür.) [Deylemi] (Hürmet etmek, günah işlememekle olur.)
(Arefe günü, kulağına, gözüne ve diline sahip olan mağfiret olur.)[Taberani]
Kulağına sahip olmak, gıybet, çalgı gibi haram olan şeyleri dinlememektir. Eğer biz istemeden kulağımıza gelmişse, bize günah olmaz. Gözüne sahip olmak da, haram olan şeylere bakmamak ve mubah olarak baktığı şeylerden ibret almaktır. Diline sahip olmak ise, yalan söylememek, dedikodu etmemek, laf taşımamak, kötü söz söylememek, hatta boş şey konuşmamak, kimseyi diliyle incitmemek demektir. Bunlara riayet eden, Arefe gününü değerlendirmiş olur.
Bin İhlas okurken
Sual: Hadis-i şerifte, (Arefe günü [Besmele ile] bin İhlas okuyanın günahları affolup duası kabul olur) buyuruluyor. Bunu okurken, ihtiyaç hâlinde, arada konuştuktan veya başka bir iş yaptıktan sonra devam etmenin bir mahzuru olur mu?
CEVAP
Hayır, bir mahzuru olmaz. Peş peşe okumak şart değildir. Mesela, bir kısmı sabahtan, bir kısmı öğleden veya ikindiden sonra okunabilir.
3 Ağustos 2015 Pazartesi
2 Ağustos 2015 Pazar
Haşr Suresi
Haşr Suresinin Fazileti
Haşr Suresinin Fazileti,Haşr Suresinin Son 3 Ayeti,70 bin Meleğin Duası Haşr Suresi,70 bin Meleğin Duası Haşr Suresinin Fazileti,Haşr Suresinin Son 3 Ayeti Fazileti...
Haşr Suresinin Fazileti
Haşr Suresinin Fazileti
Enes bin Malik (Radıyallahü Anh)’dan rivayet edildiğine göre, Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bir kişiye, yatağına yatacağın vakit Haşr Suresini okumayı vasiyet etmiş ve: “Ölürsen, şehid olarak ölürsün” veya “cennet ehlinden olursun” buyurmuştur.(1)
Keşfü’l-Esrâr isimli eserde geçtiğine göre, Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Kim Haşr Suresini okursa, cennet, cehennem, Arş, Kürsi, Hicab, gökler ve yerler, haşerat, kuşlar, rüzgar, ağaç, hayvan, dağ, güneş, ay ve melekler ne varsa hiç biri geri kalmadan hepsi onun için dua ve istiğfar ederler. O gün yada gece vefat edecek olursa, şehid olarak ölür.”
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Her kim Haşr Suresini okursa, Allah geçmiş ve gelecek bütün günahlarını bağışlar.”(2)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) uyumadan önce Müsebbihat (İsra, Hadid, Haşr, Saff, Cuma, Teğabün, ve A’la) surelerini okurdu.(3)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Her kim sabahladığında üç kere [E’ûzü billahissemî’ıl alîmi mineşşeytânirracîm.] der. Sonra Besmele ile beraber Haşr Suresinin 21-24. ayetlerini okursa ve o gece veya gündüz ölürse, muhakkak cenneti kendisine vacip kılmış olur.”(4)
Bir hadisi şerifte şöyle zikredilmiştir: “Her kim Haşr Suresinin sonunu okur da, o gün veya gece ölürse, yapmış olduğu bütün günahları silinir.”(5)
Bir Başka hadisi şerifte de şöylke zikredilmiştir: “Her kim sabah olduğunda Haşr suresinin sonundan 3 ayet okursa, Allah(‘u Teala) o kişiye akşama kadar dua ve istiğfar etmek üzere 70.000 melek görevlendirir. O gün ölürse, şehit olarak ölür. Akşamladığında bunları okuyana da aynı derece vardır.”(6)
Bir diğer hadisi şerifte şöyledir: “Kim sabaha ulaştığında Haşr Suresinin sonundan üç ayet okur, sonra da o gün ölürse, o şehidler mührü ile mühürlenir! (Her kim) o(nu) akşama ulaştığında okur da o gece ölürse, (yine) şehidler mühürü ile mühürlenir.”(7)
“Haşr sûresinin sonunu okuyan kimsenin, geçmiş ve gelecek günahlarını [Farz ve kul borçları hâriç] Allahü teâlâ affeder.”
Âlimlerimiz şöyle buyuruyor:
“Her sabah ve akşam Haşr sûresinin sonunu okuyanlar âhiret şehidi olurlar.”
Rivayetlere göre;
-Her türlü meşru hacet için 3 kere okunur.
-Zihin açıklığı için okunur.
-Bu sureyi okumaya devam edenler, din ve dünya işlerinde her türlü kötülüklerden güvence altında olur.
Fudayl bin İyaz (Kuddise Sirruh) der ki: “Haşr suresinin son ayetini sabahladığında okuyup, aynı günde ölen kimsenin defteri, şehitler defterinin mührü ile mühürlenir. Akşamleyin aynı surenin ayetlerini okuyup o gecede ölen bir kimsenin de defteri şehitlerin defterlerini sonuçlandıran mühür ile mühürlenir.”
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













































